8 Mayıs 2012 Salı

Dal ağaçtan kopunca...




"Dal ağaçtan kopunca", çok güzel bir kitap ismi olabilirdi... Oysa burda şairin tek derdi dekorasyondur, belediyeninse tek derdi ağaçları budamaktır. Trafiği felç eden budama işleminden ancak benim gibi DIY-zedeler nasibini alır ve onu hayretle izleyen vatandaşların bakışlarına aldırmadan zor dönemler geçirmiş, akıl sağlığını yitirmiş yaşlılar misali budanan dalların arasından beğendiği parçaları toplar, eve güç bela taşır, biraz sprey boyayla boyadıktan sonra tozunu alır ve  salonunun bir köşesine yerleştirir.... İtiraf ediyorum sevgili blog alemi, bunu yapmışlığım var. Hala da yapasım var ... Ama işte bu bahar ben o dalları toplamadım ya, yanlarından geçtim, üstlerine bastım, içim gitti ama yine de toplayamadımya, ondandır benim bu üzüntüm ve bu postu hazırlamam. Ders olsun bir dahaki bahara. En incelerinden, en teferruatlılarından toplayacağım.

Çok hüzünlü bir yazı mı oldu ne, valla okuyan birşey oldu sanacak. Merak etme sevgili yeni okur, tek derdim çer çöp toplayıp, sprey boyayla bir iki şeritle allayıp pullayıp evimi minimum bütçeyle ama maksimum hayal gücüyle süslemek. Akıl sağlığım yerinde çok şükür... Henüz :)

                                       Sevgiler... XXOO












3 güzel fikir:

Nuray dedi ki...

Binbir güçlükle topladığın sonrada boyadığın dallar nerde?Kandıramazsın bizi bunlarla.

Evimin dekoratörü dedi ki...

Nuraycım, Ben onları kızlar doğduğunda gözlerine batar diyerekten atmıştım. Ondan tekrar dal toplamam lazım, kızlar artık büyüdüler, annelerinin dal toplama zamanı geldi :)

CEPAYNASI dedi ki...

ben 2.fotoğraftaki fikri sevdim...
hem belki yeşerir o dallar:P
1.de güzel...istediğin renk ponponları yap,tak:))
sevgiler........