8 Haziran 2010 Salı

Bir, İki, Üç... Herkes Yerine!




Bazen dünyaya at gözlükleriyle bakıyoruz. Her şeyin belli bir formu, yeri ve görevi olduğuna inanıp değiştirmeyi hiç düşünmüyoruz.
Saksı dediğin çiçekler içindir, çatalsa yemek yemek için. Ne yalan söyleyeyim, birkaç yıl öncesine kadar bende aynen böyle düşünüyordum. Daha doğrusu bunlara kafa yormuyordum, bu saksı balkona, bu çatal mutfağa, konu kapanmıştır. Yurtdışı menşeli yapı marketler ve dekorasyon dergilerinde bunların örneklerini çok görüyoruz. Ben de artık her şeyin görevini nasıl değiştirebilirim, onu düşünüyorum. Çok fazla çaba harcamadan dekorasyonda ufak oyunlar gerçekten esprili oluyor ve eve daha sıcak bir hava katıyor.

Ben ne mi yaptım? Bu aralar çok şey:
*** IKEA’ dan aldığım beyaz renk seramik saksılara ahşap servis kaşıklarını koydum.
***Daha önceleri salonda boy gösteren dekoratif objeleri banyo ve misafir tuvaletlerini süslemeye içeri taşıdım.
***Banyodaki çamaşır makinesinin üzerini bronz rengi mozaiklerime uyan bir koltuk şalıyla örttüm.
*** Tchibo’dan aldığım hasır sepeti banyoya koyup gazetelik yaptım.
*** Yıllardır salonda düğün fotoğraflarımızı sergileyen altın rengi çerçeveleri büfenin üzerinden aldım, arkasına sağlı sollu birer raptiye sapladım ve bu raptiyeleri misina gibi kopmayacak türde bir iple birbirlerine bağladım ve yatak odamızın duvarına altlı üstlü çaprazlama astım.

Evde dolaşırken aksesuarlarımın korkudan tir tir titrediklerini hayal ediyorum. “Bizi de bu alıştığımız diyarlardan alıp bilmediğimiz ortamlar götürecek mi?” “Aman! Bakmıyormuş gibi yap, göz göze gelme de bize de dokunmasın” heheheh ama hiçbiriniz benden kaçamazsınız, hepinize sıra gelecek.

*Minik not: Yaptıklarımı fotoğraflamayı çok istiyorum ama daha profesyonel bir makinem olması gerektiğinin de farkındayım. Yakın zamanda çok da profesyonel olmayan dijital Canon'umla karşınızda olacağım. Aman dikkat ekranlarınızın renk ayarlarıyla oynamayın :)






2 güzel fikir:

İki Deli Kadin (Nuray) dedi ki...

Fikirler muhteşem...bende istiyorum bende

evimindekoratörü dedi ki...

Teşekkür ederiimmm, o sizin muheşemliğiniz :p